Cildin için Tip 1 mi, yoksa eklemlerin için Tip 2 mi kullanmalısın? Kolajen tipleri arasındaki farkları öğren ve sana en uygun takviyeyi hemen Dermoevim'de keşfet.
Kolajen takviyesi cilt elastikiyetini destekler, eklem sağlığına katkı sunar ve saçları güçlendirir. Yaşlanma karşıtı bu proteinin faydalarını keşfet!
Demir hapı aç mı tok mu içilir? Demir ilacı kullanırken süt, çay ve kahve içilir mi? Kan ilacının emilimini katlayacak en doğru kullanım sırlarımız Dermoevim'de!
Dudak kuruması ve çatlaması için en iyi dudak kremi hangisi? İçerik tuzaklarına düşmeden dudak bakımı yapmanın bilimsel yollarını ve ürün rehberini hemen incele.
Demir eksikliği mi yaşıyorsun? Demir hangi besinlerde bulunur, emilimi nasıl artar ve en iyi demir takviyesi formları nelerdir? Bilimsel rehberimizi hemen incele.
Omega-3 ve balık yağının kalp, beyin ve eklem sağlığına faydalarını keşfet. Yetişkinlerde ve çocuklarda omega-3 ne işe yarar sorularının yanıtları burada.
Kara mürver (Sambucus Nigra) nedir, faydaları nelerdir ve nasıl kullanılır? Bağışıklığı destekleyen kara mürver şurubu, özütü ve kullanım rehberi hakkında bilimsel detaylar.
Çift aşamalı temizlik nedir ve derinlemesine cilt temizliği nasıl yapılır? Tüm cilt temizleme aşamaları ve cilt tiplerine uygun bakım rehberi.
Emzirme döneminde göğüs ve meme ucu yarasına ne iyi gelir? Lanolin krem kullanımı, doğru emzirme pozisyonu ve kanıta dayalı bakım rehberi.
Birçok C vitamini formu bulunur. Askorbik asit, ester, lipozomal, tablet, efervesan... Peki ama hangisi sizin için en doğrusu ve yaşam tarzınıza en uygun olanıdır? Gelin inceleyelim.
Dermatolojik testlerden geçmiş, her ihtiyaca ve cilt tipine özel olarak derlediğimiz en iyi 5 el kremini sizin için derledik.
Magnezyum takviyesi ne işe yarar? Kramplar, yorgunluk, stres, uyku ve enerji üzerindeki etkilerini keşfedin. Magnezyum sitrat, glisinat ve oksit gibi formların farklarını öğrenin.
Omega-3 eksikliğinin en yaygın belirtileri nelerdir? Cilt kuruluğu, halsizlik, dikkat eksikliği gibi vücudun sinyallerini öğrenin.
rgenlik yıllarında bize hep ""Sivilcenin yedikleriyle alakası yok, hepsi hormonlardan"" denildi. Ancak modern dermatoloji artık bu görüşü tamamen değiştirdi. Bugün biliyoruz ki; bağırsaklarımız ikinci beynimiz olduğu kadar, cildimizin de aynasıdır. Tabağınızdaki o masum görünen peynirli makarna veya öğleden sonra atıştırdığınız o 'sağlıklı' granola bar, yüzünüzdeki bitmek bilmeyen o sivilce krizinin baş sorumlusu olabilir. Pahalı kremler, agresif temizleyiciler ve hatta antibiyotikler bile, eğer beslenme düzeniniz cildinizi içeriden sabote ediyorsa işe yaramayacaktır. Gelin, mutfağınızdaki gizli düşmanları ve cildinizi iyileştirecek süper kahramanları birlikte tanıyalım.
Yüzümüze gösterdiğimiz özeni neden vücudumuzdan esirgiyoruz? Sabah akşam yüzümüze serumlar, tonikler, pahalı kremler sürerken; bacaklarımıza, kollarımıza, sırtımıza ayıracağımız 2 dakikayı çok görüyoruz. Oysa vücut derisi, yüz derisine göre çok daha az yağ bezi içerir. Yani kurumaya, kaşınmaya, pul pul dökülmeye ve ""yılan derisi"" görünümüne çok daha meyillidir. Duştan sonra gergin bir ciltle dolaşmak kaderiniz değil. Doğru vücut nemlendiricisi sadece cildinizi yumuşatmakla kalmaz; selülit görünümünü azaltabilir, batıkları önleyebilir ve yaşlanma belirtilerini geciktirebilir. Peki ama raflardaki yüzlerce seçenek arasından hangisi sizin cildinizin ruh eşi? Losyonlar mı, yoğun balmlar mı yoksa vücut yağları mı? Gelin, vücut bakımının alfabesini baştan yazalım.
C vitamini denince aklınıza ne geliyor? Portakal, limon ve grip olduğumuzda annemizin elindeki o büyük bardak taze sıkılmış meyve suyu... Evet, C vitamini bağışıklık sistemimizin en sadık askeridir, bizi kış hastalıklarından korur. Ama onun yeteneklerini sadece ""gribi iyileştirmek"" ile sınırlamak, bu moleküle yapılmış büyük bir haksızlıktır. O, aynı zamanda cildin kolajen fabrikasının yakıtı, lekelerin düşmanı ve yaşlanmayı durduran güçlü bir antioksidandır. Hem içtiğimizde hem yüzümüze sürdüğümüzde mucizeler yaratan C vitamininin (Askorbik Asit) bilinmeyen yönlerini keşfetmeye hazır mısınız?
rılar sadece bal yapmaz; onlar aslında doğanın en usta kimyagerleridir. Kovanlarını dış dünyadan, mikroplardan ve yırtıcılardan korumak için ürettikleri maddeler, binlerce yıldır insan sağlığı için de şifa kaynağı olmuştur.
Mevsim geçişlerinde hasta olmaktan, sürekli grip ilaçları kullanmaktan, sabahları yorgun uyanmaktan bıktınız mı? Çevrenizde ""Ben hiç hasta olmam"" diyen o şanslı (!) insanlara imrenerek mi bakıyorsunuz? İyi haber: Güçlü bir bağışıklık sistemi şans değil, bir seçimdir. Vücudumuz her gün milyonlarca bakteri, virüs ve toksinle savaşır. Bu savaşın görünmez askerleri olan bağışıklık hücrelerimiz, onlara ne kadar iyi baktığımızla doğru orantılı olarak çalışır.
Saçlarınızı tararken elinizde kalan kopmuş teller, uçları çatal çatal olmuş mısır püskülü görünümü ve o mat, cansız duruş... Özellikle boya, röfle, ombre gibi kimyasal işlemlerden veya her gün düzleştirici kullanmaktan yorulan saçlar bir süre sonra ""imdat"" çığlığı atar. Kuaförünüzün koltuğuna oturduğunuzda duyduğunuz o korkutucu cümleyi bilirsiniz: ""Bunların toparlanması için kesilmesi lazım."" Peki, gerçekten makas tek çözüm mü? Saç telleri ölü hücrelerden oluşsa da, doğru teknoloji ve bakımla onarılmaları, dolgu maddeleriyle güçlendirilmeleri mümkündür. ""Kestirmeye kıyamıyorum"" diyorsanız, saçlarınızı yoğun bakıma alıp hayata döndürmenin yollarını keşfedin.
D3 vitamini kalsiyum emilimini artırır, ancak o kalsiyumu 'park edeceği' yeri bilemez. Yanlış yere (damarlara) park etmesini önleyen trafik polisi K2 vitaminidir.
En yeni ürünler, kampanyalar ve size özel fırsatlar için e-posta adresinizi giriniz.
Takipçilerimize özel kampanya ve fırsatlardan haberdar olmak için bizi takip edin.