Cildimiz ve saçlarımız, çevresel faktörler, stres, yanlış kozmetik kullanımı veya estetik müdahaleler sonrasında savunma mekanizmalarını yitirebilir. Bariyer fonksiyonu zarar görmüş bir ciltte kuruluk, kızarıklık, kaşıntı ve hassasiyet gibi problemler baş gösterirken; yıpranmış saçlarda kırılma, matlık ve dökülme eğilimi artar. Dermoevim olarak sunduğumuz geniş yelpazede, en etkili onarıcı kremler ve şampuanlar fiyatları ve performans özellikleriyle her bütçeye ve ihtiyaca hitap eder. Cildinizin doğal yapısını geri kazandırmak ve saç tellerini kökten uca güçlendirmek için doğru formülasyona sahip bir ürünü satın almak, uzun vadeli bir sağlık yatırımıdır. Jel, krem, balsam veya serum formundaki ürün çeşitlerimiz, dermatolojik testlerden geçmiş güvenilir markaların en özel serilerinden oluşmaktadır.
Cilt bariyeri, yani stratum corneum, vücudumuzu dış dünyadan koruyan bir kalkan gibidir. Bu kalkanın temel taşları olan lipidler (seramidler, kolesterol ve yağ asitleri) azaldığında cilt su kaybeder ve dışarıdan gelecek irritanlara açık hale gelir. Onarıcı kremler, tam olarak bu noktada devreye girerek eksilen yapı taşlarını yerine koymayı hedefler. İçerdikleri oklüzif (nem hapsedici) ve hümektan (nem çekici) maddeler sayesinde cildin kendini iyileştirme sürecini hızlandırırlar.
Saç bakımında ise onarıcı şampuanlar, saçın ana yapısını oluşturan keratin zincirlerini hedef alır. Özellikle boya, açma ve yüksek ısı gerektiren işlemler saçın korteks tabakasındaki bağları zayıflatır. Onarıcı şampuanlar ve maskeler, saç telinin gözeneklerini doldurarak pürüzsüz bir yüzey oluşturur ve saçın elastikiyetini artırır.
Bir onarıcı ürünün başarısı, formülasyonundaki aktif maddelerin kalitesi ve konsantrasyonu ile ölçülür. Dermoevim koleksiyonunda yer alan ürünlerde en sık karşılaşılan ve bilimsel olarak başarısı kanıtlanmış içerikler şunlardır:
Doğru ürünü seçerken cildinizin yağ dengesini ve mevcut durumunu göz önünde bulundurmalısınız. Yağlı ve akneye eğilimli bir cildiniz varsa, gözenekleri tıkamayan "non-komedojenik" ve hafif jel formundaki onarıcıları tercih etmelisiniz. Bu ürünler ağırlık yapmadan bariyeri destekler.
Kuru ve çok kuru ciltler için zengin içerikli balsamlar ve yoğun kremler idealdir. Bu formlar, cildin üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturarak dış etkenlerle teması keser ve nemin içeride kalmasını sağlar. Karma cilt sahipleri ise onarıcı serumları lokal olarak (sadece kuru veya tahriş olmuş bölgelere) uygulayabilir veya hafif akışkan losyonları tercih edebilirler.
Onarıcı şampuanlardan maksimum verim almak için doğru uygulama tekniği çok önemlidir. Saçlarınızı çok sıcak suyla yıkamak, onarıcı içeriklerin etkisini azaltabilir ve saç derisini daha fazla kurutabilir. Ilık su kullanımı, saç pullarının (kütikül) nazikçe açılmasını ve şampuandaki besleyici maddelerin içeri nüfuz etmesini sağlar. Özellikle kimyasal işlem görmüş saçlarda, onarıcı şampuanı saç uçlarına doğru yoğunlaştırarak kullanmak ve durulamadan önce bir-iki dakika beklemek faydalı olacaktır.
1. Onarıcı kremler her gün kullanılabilir mi?
Evet, özellikle cildinizin bariyeri hasar görmüşse veya çok kuru bir iklimde yaşıyorsanız onarıcı kremleri sabah ve akşam olmak üzere rutin bir şekilde kullanabilirsiniz. Ancak cildiniz düzeldiğinde, ihtiyaca göre kullanım sıklığını azaltabilirsiniz.
2. Cica kremler yağlı ciltlerde sivilce yapar mı?
Çoğu modern onarıcı krem (Cica serileri dahil) non-komedojenik olarak formüle edilir. Yine de çok yağlı bir cildiniz varsa, "gel-cream" veya akışkan formda olan onarıcıları seçmeniz gözenek tıkanıklığı riskini minimuma indirir.
3. Onarıcı şampuanlar dökülmeyi durdurur mu?
Onarıcı şampuanların temel amacı saç teli sağlığını iyileştirmek ve kırılmaları önlemektir. Saç kırılmaya bağlı azalıyorsa dökülmeyi durdurmuş gibi görünebilir. Ancak genetik veya hormonal dökülmeler için "anti-hair loss" serileriyle kombine edilmesi önerilir.
4. Estetik işlemler (lazer, peeling) sonrası hangi onarıcılar kullanılmalı?
Bu tür işlemlerden sonra cilt "açık yara" modundadır. Parfüm içermeyen, alkol barındırmayan ve yüksek oranda panthenol veya centella asiatica içeren minimalist formüller tercih edilmelidir. Uygulama öncesi mutlaka uzman görüşü alınmalıdır.