Profesyonel bir makyajın en önemli sırrı, ürünün ciltle ne kadar bütünleştiğidir. Ten ürünlerinin ciltte bir maske gibi durmaması, aksine doğal bir doku kazanması için kullanılan uygulama araçları, en az kullanılan fondöten veya kapatıcı kadar kritiktir. Makyaj süngerleri, likit ve krem formdaki ürünlerin cilt dokusuna homojen bir şekilde yayılmasını sağlayarak "airbrush" etkisi yaratır. Dermoevim koleksiyonunda yer alan farklı doku ve formlardaki makyaj süngerleri fiyatları, hem profesyonel makyaj artistlerinin hem de günlük kullanıcıların beklentilerini karşılayacak geniş bir skalada sunulmaktadır. İhtiyacınıza en uygun, lateks içermeyen ve hipoalerjenik yapıdaki ürünleri inceleyerek güvenle satın al seçeneğini değerlendirebilirsiniz.
Her makyaj süngeri aynı işlevi görse de, tasarımları ve gözenek yapıları kullanım amacına göre değişkenlik gösterir. Bir ürün danışmanı olarak, doğru seçimi yapabilmeniz için şu detaylara dikkat etmenizi öneririm:
Makyaj fırçaları genellikle daha yüksek kapatıcılık sağlar ancak bazen ciltte fırça izi bırakabilir. Makyaj süngeri ise tampon hareketlerle (stippling) uygulandığında ürünü cildin gözeneklerine ve ince çizgilerine nazikçe iter. Bu yöntem, özellikle kuru ve hassas ciltlerde pul pul dökülme görüntüsünü minimize eder. Eğer cildiniz nemsiz ise, fırçanın yarattığı sürtünme yerine nemli bir süngerin sağladığı yatıştırıcı ve nemli bitişi tercih etmelisiniz.
Dermokozmetik standartlarında bir makyaj süngerinin kalitesini belirleyen en önemli faktör materyalidir. Geleneksel ucuz süngerlerin aksine, kaliteli süngerler genellikle "hidrofilik poliüretan"dan üretilir. Bu madde suyla temas ettiğinde genişler, yumuşar ve ürün emilimini minimuma indirir. Bu sayede pahalı fondötenlerinizin sünger tarafından emilip israf olmasını engellersiniz. Ayrıca lateks içermeyen yapılar, hassas ve alerjik bünyeler için cilt reaksiyonu riskini ortadan kaldırır.
Makyaj süngerlerini kullanmanın altın kuralı, uygulama öncesinde süngeri tamamen ıslatmak ve fazla suyunu bir havlu yardımıyla iyice sıkmaktır. Nemli sünger, boyutunun neredeyse iki katına çıkarak çok daha yumuşak bir doku kazanır. Bu durum, likit ürünlerin cilde daha ince ve aydınlık bir şekilde transfer edilmesini sağlar. Kuru kullanım ise genellikle pudra formundaki ürünlerle yoğun kapatıcılık elde etmek istendiğinde tercih edilir.
Makyaj süngerleri gözenekli yapıları gereği bakteri üretmeye müsaittir. Akne ve sivilce oluşumunu engellemek için süngerinizi her kullanımdan sonra veya en geç iki kullanımda bir özel temizleme jelleri veya yumuşak içerikli sabunlarla yıkamalısınız. Temizleme işleminden sonra süngerinizi kapalı bir kutuda değil, hava alan açık bir alanda kurumaya bırakmak, küf oluşumunu engellemek açısından hayatidir. Bir ürün danışmanı tavsiyesi olarak; ne kadar iyi bakarsanız bakın, yapısal bozulmalar ve hijyen gereği süngerlerinizi 3 ayda bir yenilemeniz cilt sağlığınız için en doğrusudur.
Süngerinizi ılık su altında ıslatın, üzerine bebek şampuanı veya makyaj temizleme sabunu damlatın. Nazikçe sıkarak içindeki ürün kalıntılarının dışarı çıkmasını sağlayın. Su tamamen berrak akana kadar durulayın ve açık havada kurumaya bırakın.
Islak sünger, suyu içine hapsettiği için uyguladığınız likit makyaj malzemesini emmez. Bu sayede hem ürün tasarrufu sağlar hem de ciltte daha doğal, nemli ve homojen bir görünüm oluşturur.
Lateks, bazı ciltlerde alerjik reaksiyonlara ve kaşıntıya neden olabilen doğal bir kauçuktur. Lateks içermeyen süngerler hipoalerjeniktir ve en hassas cilt tipleri için bile güvenli kullanım sunar.
Düzenli temizlenen bir süngerin ömrü ortalama 3 aydır. Ancak süngerde yırtılmalar başladıysa, rengi temizliğe rağmen açılmıyorsa veya üzerinde siyah noktalar (küf belirtisi) oluştuysa derhal değiştirilmelidir.