Yüzümüzün en hassas, en ince ve dış etkenlere karşı en savunmasız bölgesi şüphesiz göz çevresidir. Gün boyu binlerce kez göz kırparız, ekrana bakarız ve çevresel kirliliğe maruz kalırız. Bu yoğun tempo, göz çevresinde erken yaşlanma belirtileri, yorgun görünüm ve nemsizlik olarak kendini gösterir. Dermoevim olarak, profesyonel markaların geliştirdiği en etkili formülleri bir araya getirerek, her bütçeye uygun göz sağlığı fiyatları ile kaliteli bakımı ulaşılabilir kılıyoruz. İhtiyacınıza en uygun ürünü sepetinize ekleyerek güvenle satın al adımlarını tamamlayabilir, bakışlarınızdaki yorgunluğu geride bırakabilirsiniz.
Göz çevresi derisi, yüzün diğer bölgelerine göre yaklaşık on kat daha incedir. Ter ve yağ bezlerinin bu bölgede az olması, cildin kendi kendini nemlendirme kapasitesini sınırlar. Bu nedenle, sadece nemlendirici kullanmak yetmez; bölgenin anatomik yapısına uygun molekül ağırlığına sahip, oftalmolojik olarak test edilmiş ürünlerin kullanımı hayati önem taşır. Kategori sayfamızda yer alan jeller, kremler ve yüksek konsantrasyonlu serumlar, bu özel bölgenin biyolojik ihtiyaçlarını karşılamak üzere formüle edilmiştir.
Göz çevresi bakımında doğru ürünü seçmek, sadece markaya değil, ürünün formuna ve hedeflediği soruna bağlıdır. Cilt tipiniz ve öncelikli şikayetiniz, hangi dokuyu tercih etmeniz gerektiğini belirler:
Bir göz bakım ürününün başarısı, içindeki aktif bileşenlerin kalitesinde ve oranında saklıdır. Dermokozmetik dünyasında kabul görmüş bazı altın standart bileşenleri bilmek, doğru ürünü bulmanıza yardımcı olur:
Retinol (A Vitamini): Anti-aging bakımın kralı kabul edilir. Kolajen üretimini tetikler ve ince çizgilerin görünümünü hafifletir. Ancak hassas göz çevresinde kontrollü ve tercihen gece kullanımı önerilir.
C Vitamini: Koyu halkaların (morlukların) giderilmesinde ve cildin aydınlık bir görünüm kazanmasında etkilidir. Güçlü bir antioksidan olarak serbest radikallere karşı koruma sağlar.
Kafein: Kan dolaşımını canlandırma özelliği sayesinde "yorgun göz" görünümünü ve sabah şişliklerini hızla yatıştırır.
Hyaluronik Asit: Kendi ağırlığının bin katı kadar su tutma kapasitesiyle nemsizlikten kaynaklanan çizgileri anında dolgunlaştırır.
Peptitler: Cilt bariyerini onarır ve cildin daha sıkı, diri durmasını sağlayan protein yapı taşlarını destekler.
En pahalı ürünü bile kullansanız, yanlış uygulama metodu cildinize zarar verebilir veya ürünün etkisini azaltabilir. Göz çevresi bakım ürünlerini uygularken yüzük parmağınızı kullanmanızı öneririz. Yüzük parmağı, en az baskıyı uygulayan parmağımızdır. Ürünü doğrudan gözün içine kaçırmadan, orbital kemik (göz çukuru kemiği) boyunca tampon hareketlerle, cildi çekiştirmeden yedirmek en sağlıklı yöntemdir. Bu hafif vuruşlar aynı zamanda lenfatik drenajı destekleyerek ödemin atılmasına yardımcı olur.
Genel kanının aksine, yaşlanma belirtileri oluşmadan önlem almak en doğrusudur. 20'li yaşların başından itibaren nemlendirici içerikli hafif bir göz kremi kullanmak, cildin elastikiyetini uzun yıllar korumasını sağlar. 30'lu yaşlardan itibaren ise anti-aging içeriklere geçiş yapılabilir.
Yüz kremleri genellikle daha ağır moleküllere ve bazen göz çevresini tahriş edebilecek parfüm veya asit oranlarına sahiptir. Göz çevresi çok ince olduğu için bu ürünler milia (beyaz yağ butonları) oluşumuna veya irritasyona yol açabilir. Bu nedenle bu bölge için özel üretilmiş ürünler tercih edilmelidir.
Koyu halkaların bir kısmı genetiktir, bir kısmı ise uykusuzluk, dehidrasyon ve pigmentasyon sorunlarından kaynaklanır. Vitamin K, C vitamini ve Kafein içeren dermokozmetik ürünler, bu görünümün belirgin şekilde hafiflemesine ve bakışların daha dinç durmasına yardımcı olur.
Özellikle jel formundaki ürünleri ve metal aplikatörlü serumları buzdolabında saklamak, uygulama sırasında soğuk etkisi yaratarak damarları büzer ve şişliklerin (ödemin) çok daha hızlı inmesini sağlar.