Göz çevresi, yüzümüzün en hassas, en ince ve dış etkenlere karşı en savunmasız bölgesidir. Mimiklerimizden, çevresel kirlilikten, uykusuzluktan ve güneş ışınlarından ilk etkilenen yer burası olduğu için, özel bir ilgi ve doğru ürün seçimi gerektirir. Dermoevim olarak, cildinizin bu narin bölgesine hak ettiği özeni gösterebilmeniz için dünya standartlarında dermokozmetik çözümleri bir araya getiriyoruz. Her bütçeye ve ihtiyaca hitap eden göz çevresi bakımı fiyatları ile kaliteli bakıma ulaşmanızı kolaylaştırırken, uzmanlar tarafından onaylanmış formülleri güvenle satın almanız için geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Jel, krem, serum veya maske formundaki ürünlerimizle, bakışlarınızdaki yorgunluk izlerini silmek ve zamanın etkilerine meydan okumak artık çok daha erişilebilir.
Göz çevresindeki deri, yüzümüzün diğer bölgelerine kıyasla yaklaşık 3 ila 5 kat daha incedir. Bu bölgede yağ bezlerinin sayısı oldukça azdır, bu da cildin kendi kendini nemlendirme kapasitesinin düşük olması anlamına gelir. Ayrıca göz çevresi, gün boyu binlerce kez göz kırpma ve mimik hareketiyle sürekli bir "mikro-stres" altındadır. Kolajen ve elastin liflerinin bu bölgede daha seyrek olması, ince çizgilerin ve kırışıklıkların neden ilk olarak göz kenarlarında (kaz ayakları) belirdiğini açıklar. Doğru bir göz çevresi bakımı, sadece estetik bir kaygı değil, aynı zamanda bu hassas dokunun bariyer işlevini korumak için biyolojik bir gerekliliktir.
Doğru ürünü seçerken cildinizin yapısını ve temel şikayetinizi göz önünde bulundurmalısınız. Dermoevim'deki ürün çeşitliliği, size bu konuda geniş bir opsiyon sunar:
Bakım rutininizi oluştururken hedefinizi belirlemek, sizi en doğru sonuca götürecektir. Göz çevresinde karşılaşılan temel sorunları üç ana başlıkta toplayabiliriz:
Göz altı morlukları hem genetik faktörlerden hem de dolaşım bozukluklarından kaynaklanabilir. Damarların belirginleşmesi veya pigment birikimi, yüze yorgun ve bitkin bir ifade verir. Bu noktada, mikro dolaşımı hızlandıran ve cilt tonunu eşitleyen içerikler devreye girmelidir. K vitaminli, C vitaminli veya kafein içerikli ürünler bu sorunun en büyük düşmanıdır. Eğer temel şikayetiniz buysa, sitemizdeki Morluk Karşıtı ürün grubumuza göz atarak, bakışlarınıza aydınlık bir dokunuş kazandırabilirsiniz.
Yaşla birlikte azalan kolajen üretimi, yerini "mimik çizgilerine" bırakır. Nem kaybı bu çizgilerin derinleşmesine neden olur. Retinol (A Vitamini türevleri), Peptitler ve Hyaluronik Asit, bu bölgenin dolgunlaşmasında ve sıkılaşmasında başrol oynar. Cildi içeriden yapılandırarak daha pürüzsüz bir görünüm elde etmek için Kırışıklık Karşıtı kategorimizdeki özel formülasyonlar, uzun vadeli anti-aging koruma sağlar.
Sıvı tutulumu, düzensiz uyku veya alerjik reaksiyonlar göz altlarının torbalanmasına neden olabilir. Bu bölgedeki dokuların elastikiyetini kaybetmesi de torba oluşumunu tetikler. Drenaj etkisi yaratan içerikler ve soğutucu aplikatörlü ürünler bu sorunu hafifletmeye yardımcı olur. Sabahları ferahlamış bir göz çevresi ile uyanmak için Torba ve Şişlik Karşıtı koleksiyonumuzdaki jel ve roll-on formundaki ürünler mükemmel birer seçenektir.
Bir ürünün etkili olup olmadığını anlamanın en iyi yolu, içeriğindeki aktif maddelere bakmaktır. Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış şu maddeler, göz çevresi bakımının altın standartlarıdır:
En iyi göz çevresi kremini seçmiş olsanız bile, yanlış uygulama ürünün performansını düşürebilir. Bu bölgeye asla sert hareketlerle müdahale edilmemelidir. İdeal yöntem şudur: Mercimek tanesi büyüklüğündeki ürünü yüzük parmağınıza alın (yüzük parmağı en az baskıyı uygulayan parmağımızdır). Göz pınarından başlayarak, elmacık kemiğinin üst hattı boyunca hafif tampon (pit-pat) hareketlerle ürünü yedirin. Ürünü gözün tam içine kaçırmamaya, sadece kemik yapısının olduğu bölgeye uygulamaya özen gösterin.
Göz çevresi bakımı sadece "yaşlanınca" yapılan bir işlem değildir. 20'li yaşların başında temel amaç yoğun nemlendirme ve antioksidan koruma olmalıdır. Bu yaşlarda tercih edilecek hafif yapılı bir jel, ileride oluşacak kırışıklıkların temeline sağlam bir set çeker. 30'lu yaşlarda, ilk mimik çizgilerinin belirmesiyle birlikte peptit ve vitamin destekli serumlara geçiş yapılmalıdır. 40'lı ve 50'li yaşlarda ise doku kaybını önleyen, sarkma karşıtı ve yoğun onarıcı içerikler (Retinol, büyüme faktörleri) rutinin merkezinde yer almalıdır.
Dermoevim'de, hassas ciltli bireyler için parfümsüz ve hipoalerjenik seçeneklerden, en inatçı morluklar için medikal düzeyde çözüm sunan formüllere kadar her şeyi bulabilirsiniz. Göz çevrenizdeki değişim, tüm yüz ifadenizin değişmesi demektir. Doğru adımlar ve istikrarlı kullanım ile daha aydınlık, dinç ve genç bir görünüme kavuşmak sizin elinizde.
Genellikle 20'li yaşların başından itibaren nemlendirici odaklı ürünlerle başlanması önerilir. Erken yaşta başlanan koruyucu bakım, ilerleyen yaşlarda derin kırışıklık oluşumunu önemli ölçüde geciktirir.
Göz çevresi çok ince olduğu için yüz kremleri bu bölgeye ağır gelebilir, milia (küçük yağ butonları) oluşumuna yol açabilir veya irritasyon yaratabilir. Bu nedenle göz çevresi için özel olarak formüle edilmiş, pH dengesi ayarlanmış ürünler kullanmak daha sağlıklıdır.
En iyi sonuç için hem sabah hem akşam uygulanmalıdır. Sabahları koruyucu ve şişlik giderici (C vitamini, kafein), akşamları ise onarıcı (Retinol, peptit) içerikli ürünler tercih edilerek 24 saatlik bir bakım döngüsü oluşturulabilir.
Eğer morluklar uykusuzluk, yorgunluk ve dolaşım bozukluğundan kaynaklanıyorsa kremler oldukça etkilidir. Ancak genetik ve kemik yapısından kaynaklanan derin çöküklük morluklarında, kremler görünümü iyileştirse de tamamen yok etmeyebilir.
Yüzük parmağı, eldeki diğer parmaklara göre en az kas gücüne sahip parmaktır. Bu sayede hassas göz çevresi dokusuna fazla baskı yapmadan, cildi çekiştirmeden nazik bir uygulama yapmanızı sağlar.