Cildimiz, yaşam boyu süregelen değişimlerimize uyum sağlamaya çalışan dinamik bir dokudur. Ancak hamilelik, hızlı kilo alıp verme veya ergenlik dönemindeki ani boy uzaması gibi durumlarda, cildin alt katmanlarındaki kolajen ve elastin lifleri bu hıza yetişemeyerek kopabilir. Bu durum, cilt yüzeyinde önce kırmızı/mor, zamanla ise sedefli beyaz renge dönen çatlakların (stria) oluşmasına neden olur. Dermoevim olarak sunduğumuz geniş yelpazeli çatlak kremleri kategorisi, cildinizin esnekliğini artırmak ve oluşabilecek deformasyonları minimuma indirmek için önde gelen dermokozmetik markaların formüllerini bir araya getiriyor. İhtiyacınıza en uygun çatlak kremleri fiyatları ve ürün çeşitliliği arasından seçim yaparak, cildinizin koruma kalkanını güçlendirmek için güvenle satın al adımlarını takip edebilirsiniz.
Çatlak bakımı, yalnızca mevcut görünümü iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda cildin bariyer fonksiyonunu destekleyerek gelecekte oluşabilecek hasarları da önlemeyi hedeflenir. Kategorimizde yer alan jel, krem, yağ ve serum formundaki ürünler, farklı cilt tiplerinin ve yaşam evrelerinin ihtiyaçlarına göre özel olarak formüle edilmiştir.
Çatlaklarla mücadelede en önemli kural, cildi hem yüzeyden hem de derin katmanlardan yoğun bir şekilde nemlendirmektir. Tercih edeceğiniz ürünün formu, kullanım alışkanlıklarınıza ve cildinizin yapısına göre değişebilir:
Bir çatlak kreminin etkinliği, içerisindeki aktif maddelerin kalitesi ve yoğunluğu ile ölçülür. Bilimsel çalışmaların ışığında geliştirilen dermokozmetik ürünlerde şu içerikler ön plana çıkmaktadır:
Centella Asiatica: "Kaplan otu" olarak da bilinen bu bitkisel öz, kolajen üretimini tetikleme ve cilt onarımını hızlandırma konusunda altın standartlardan biri kabul edilir. Cildin direncini artırarak yırtılmaların önüne geçer.
Hyaluronik Asit: Kendi ağırlığının bin katı su tutma kapasitesiyle cildi içten dışa dolgunlaştırır ve elastikiyeti maksimum seviyeye çıkarır.
E Vitamini ve Doğal Yağlar: Shea yağı, kakao yağı ve tatlı badem yağı gibi bileşenler, cildin lipid bariyerini onarırken yumuşak kalmasını sağlar.
Peptitler: Hücreler arası iletişimi destekleyerek cildin yeniden yapılanma sürecine rehberlik eder.
Her cilt yapısı farklı bir bakım rutini gerektirir. Kuru ciltler, nem kaybına daha eğilimli oldukları için çatlak oluşumu riskini daha yüksek taşırlar; bu nedenle yağ bazlı ve yoğun kıvamlı kremleri tercih etmelidirler. Hassas ciltler, parfüm ve alkol içermeyen, hipoalerjenik testlerden geçmiş yatıştırıcı formüllere yönelmelidir. Normal ve karma ciltler ise cildi ağırlaştırmayan ancak elastikiyeti koruyan losyon veya jel formlarını rutinlerine dahil edebilirler.
Unutulmamalıdır ki çatlak bakımında en büyük anahtar "süreklilik" ve "erken müdahale"dir. Çatlaklar henüz kırmızı aşamadayken müdahale etmek, sonuçların başarısını ciddi oranda artırır. Ancak beyazlaşmış çatlaklarda da düzenli ürün kullanımı, deri dokusunun pürüzsüzleşmesine ve görünümün yumuşamasına yardımcı olur.
Genellikle hamileliğin 3. ayından (ikinci trimester başlangıcı) itibaren düzenli kullanıma başlanması önerilir. Ancak cildin elastikiyetini önceden artırmak adına ilk aylardan itibaren vücut sütleri veya yağları ile nemlendirme yapılabilir.
Kırmızı veya mor çatlaklar, cildin henüz yeni yırtıldığını ve bölgedeki kan akışının devam ettiğini gösterir (Striae Rubra). Bu evredeki çatlaklar tedaviye en hızlı yanıt verenlerdir. Beyaz çatlaklar ise (Striae Alba) skar dokusunun iyileşip olgunlaştığı aşamadır ve görünümlerini hafifletmek daha uzun süreli bir sabır gerektirir.
Dermokozmetik ürünlerin temel amacı çatlak görünümünü belirgin şekilde hafifletmek, doku derinliğini azaltmak ve cildin pürüzsüz görünmesini sağlamaktır. Hiçbir topikal krem derinleşmiş çatlakları %100 silmez ancak düzenli kullanımda cilt kalitesini artırarak çatlakların göze batmayan bir forma dönüşmesine yardımcı olur.
En yüksek verim için ürünler temiz cilde, tercihen duş sonrası gözenekler açıkken uygulanmalıdır. Nazik, dairesel masaj hareketleriyle yukarı doğru uygulama yapmak, kan dolaşımını artırarak emilimi güçlendirir.