Mevsim geçişlerinde hasta olmaktan, sürekli grip ilaçları kullanmaktan, sabahları yorgun uyanmaktan bıktınız mı? Çevrenizde ""Ben hiç hasta olmam"" diyen o şanslı (!) insanlara imrenerek mi bakıyorsunuz? İyi haber: Güçlü bir bağışıklık sistemi şans değil, bir seçimdir. Vücudumuz her gün milyonlarca bakteri, virüs ve toksinle savaşır. Bu savaşın görünmez askerleri olan bağışıklık hücrelerimiz, onlara ne kadar iyi baktığımızla doğru orantılı olarak çalışır. Sadece C vitamini içip mucize beklemek yetmez. Bağışıklık, uykudan strese, bağırsak sağlığından egzersize kadar bir bütündür. İşte vücudunuzu hastalıklara karşı aşılmaz bir kaleye çevirecek 5 altın kural.
Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir?
Bağışıklığı güçlendirmek tek bir hapla değil, yaşam tarzı ile mümkündür. Bilimsel olarak kanıtlanmış 5 temel sütun şunlardır: 1) Kaliteli Uyku (Melatonin hormonu hücre yenilenmesini sağlar), 2) Dengeli Beslenme (Renkli sebzeler ve Protein), 3) Düzenli Egzersiz (Kan dolaşımı ve lenf sistemi için), 4) Stres Yönetimi (Kortizol bağışıklığı baskılar) ve 5) Doğru Takviyeler (D Vitamini, Çinko, Probiyotikler). Özellikle bağırsak florasını güçlü tutmak, bağışıklığın %70'inin bağırsaklarda olduğunu düşünürsek en kritik adımdır.
Kural 1: Uykudan Çalma!
Gece 23:00 ile 03:00 arası vücudun ""bakım saati""dir. Siz uyurken bağışıklık sistemi sitokin adı verilen proteinleri salgılar. Bu proteinler enfeksiyonla savaşır. Eğer 6 saatten az uyuyorsanız, virüslere yakalanma riskiniz 4 kat artar.
Kural 2: Bağırsaklarına İyi Bak (İçerideki Ordu)
Vücudumuzdaki bağışıklık hücrelerinin büyük çoğunluğu bağırsaklarımızda yaşar. Dost bakterileri (probiyotikleri) neşeli tutmak zorundasınız. Yoğurt, kefir, turşu gibi mayalı yiyecekleri sofranızdan eksik etmeyin. Gerekirse mevsim geçişlerinde probiyotik takviyesi kürleri yapın.
Kural 3: Şekeri Azalt (Beyaz Düşman)
Bir kaşık şeker yediğinizde, bağışıklık hücrelerinizin (nötrofillerin) mikropları yutma yeteneği %50 oranında azalır ve bu etki 5 saat sürer. Yani tatlı yiyip hasta ziyaretine gitmek, silahsız savaşa gitmek gibidir.
Kural 4: Hareket Et (Lenf Drenajı)
Kanımızın bir pompası vardır (kalp), ama bağışıklık sıvımızın (lenf) bir pompası yoktur. Lenf sıvısının vücutta dolaşıp mikropları toplaması için sizin hareket etmeniz, kaslarınızı çalıştırmanız gerekir. Günde 30 dakika yürüyüş lenf dolaşımını canlandırır.
Kural 5: Akıllı Takviyeler (Vitaminsiz Olmaz)
Bazen beslenme yetmez. Özellikle kışın güneşsizlikten düşen D vitamini seviyesi, gribe davetiye çıkarır.
- Kara Mürver (Sambucus): Virüslerin hücreye yapışmasını engeller.
- Çinko: Bağışıklık hücrelerinin üretimini artırır.
- D Vitamini: Bağışıklık sisteminin ""açma-kapama"" anahtarıdır.
Bağışıklık Hakkında Merak Edilenler
Antibiyotik kullanmak bağışıklığı düşürür mü?
Dolaylı olarak evet. Antibiyotikler kötü bakterileri öldürürken, bağırsaktaki iyi bakterileri (bağışıklık dostlarını) de yok eder. Bu yüzden antibiyotik kullanırken ve sonrasında mutlaka prebiyotik/probiyotik desteği alınmalıdır.
Soğuk su içmek hasta eder mi?
Hayır, doğrudan etmez. Hastalıkları virüsler ve bakteriler yapar, soğuk hava veya su değil. Ancak aşırı soğuk, boğaz mukozasını geçici olarak zayıflatıp virüslerin yerleşmesini kolaylaştırabilir. Vücut direnciniz yerindeyse soğuk su içmek hasta etmez.